E-mail: info@kemalsener.av.tr

Hukuk Bürosu – İstanbul


avukat2

Tanıma Tenfiz Davaları

avukat1

Nüfus Davaları

avukat3

Boşanma Davaları

Hukuki sorunlarınızda her zaman yanınızdayız.

Hukuki sorularınız için :

Tanıma Tenfiz Davasında Karşılıklılık Şartı

Title: Tanıma Tenfiz Davasında Karşılıklılık Şartı
Reviewed by Av. Kemal Şener on Mar 28
Rating: 5.0
Summary: Tanıma Tenfiz Davasında Karşılıklılık Şartı

Tanıma Tenfiz Davasında Karşılıklılık Şartı : (Mütekabiliyet) : Yabancı mahkeme kararlarını Türkiye’de tenfiz edebilmek için yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş bir ilam bulunması şartına ek olarak MÖHUK’un 54. Maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bunlardan birincisi Karşılıklılık koşuludur. Karşılıklılık koşulu, kararın verildiği devlete yönelik bir koşuldur. Bu nedenle tenfizi talep eden kişinin vatansız ise yerleşim yeri ya da vatandaşlığının bulunduğu devlet ile Türkiye arasında karşılıklılığın bulunup bulunmaması önem taşımaz. Yani ilam kararının verildiği yabancı devlet ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunup bulunmaması önemlidir.

1- 5718 Sayılı MÖHUK’un 54/1-(a) Maddesinde Yer Alan Düzenleme

Başlıkta belirtilen madde uyarınca bir yabancı mahkeme ilamının Türk mahkemelerinde tenfiz edilebilmesi ancak ;

1. Türkiye Cumhuriyeti ile ilamı veren devlet arasında karşılıklılık esasına dayalı bir anlaşma var ise veya

2. İlamın verildiği devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiili uygulama bulunuyor ise mümkündür.

Bu madde ile yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfiz edilebilme imkanı genişletilmiştir.

54/1-(a) hükmünde öngörülen karşılıklılık koşulu tenfiz koşulları içerisinde temel ilke olarak benimsenmektedir. Bu koşul gerçekleşmez ise diğer koşulların incelenmesine gerek kalmadan tenfiz istemi reddedilir. Bu sebepten bir ilamın tenfizi talep edilirken ilamın verildiği devlet ile Türkiye arasında karşılıklılığın bulunup bulunmadığı ilk tespit edilecek unsur olmalıdır.

2- 5718 Sayılı MÖHUK’un 54/1-(a) Maddesinde Yer Alan Karşılıklı İşlem Türleri ve Tespiti

3 tür karşılıklılık öngörülmüştür: milletlerarası anlaşmaya dayanan karşılıklılık, kanundan doğan karşılıklılık ve fiili karşılıklılık. Bu üçünden birinin mevcut olması karşılıklılık koşulunun gerçekleşmesi için yeterlidir.

a) Milletlerarası Anlaşmaya Dayanan Karşılıklılık

Yabancı mahkeme ilamını veren devlet ile Türkiye’nin katıldığı tenfize dair çok taraflı bir sözleşme mevcut ise ya da her iki devlet karşılıklı olarak yaptıkları anlaşma ile birinin mahkemesinde verilen ilamın diğerinin ülkesinde tenfiz edilebileceğini öngörüyor ise bu durumda milletlerarası karşılıklılık gerçekleşmiş kabul edilir.

Yabancı mahkemeden alınan boşanma kararı, boşanma hükmü ile beraber diğer bazı hükümleri de içerir . Bu hükümler velayet, nafaka, tazminat gibi hükümlerdir ve bu hükümlerin icra edilmesi isteniyor ise, yapılması gereken bu yabancı boşanma ilamının tenfizine karar verilmesidir. Bu tenfiz talebini alan mahkeme ilk olarak boşanma kararını veren devlet ile Türkiye arasında milletlerarası anlaşmaya dayalı bir karşılıklılık bulunup bulunmadığını araştırır. Eğer karşılıklı anlaşma veya her iki devletin de katıldığı milletlerarası bir sözleşme mevcut ise MÖHUK’un tenfize dair hükümleri yerine anlaşmaların hükümleri uygulanır. Çünkü kanunun uygulama alanları belirlenirken Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı tutulmuştur. Anayasada da usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş olan milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu belirtilerek bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulamayacağı belirtilmiştir.

b) Kanundan Doğan Karşılıklılık

Eğer iki devlet arasında milletlerarası anlaşmaya dayalı bir karşılıklılık bulunmuyor ise bu durumda kanundan doğan karşılıklılığın olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Yabancı mahkeme ilamını veren ülkenin mevzuatı yabancı ilamların tenfizini mümkün kılan bir hüküm içeriyor ise, kanundan doğan karşılıklılık gerçekleşmiş sayılır. Buna ek olarak kanundan doğan karşılıklılığın gerçekleşmiş sayılması için yabancı ilamı veren devletin kanunlarında yer alan tenfiz koşullarının , MÖHUK’da yer alan tenfiz koşulları ile de aynı olması gerekmemektedir. Yine de Türkiye’de tenfiz edilmesi gereken kararın türü ve hukuki niteliği bakımından ilamı veren devletin kanunlarında özel bir engelin mevcudiyetinin olup olmadığı incelenmelidir.

c) Fiili Karşılıklılık

Eğer yukarıda belirtilen ilk iki karşılıklılık mevcut değil ise bu durumda fiili karşılıklılığın olup olmadığına bakılır.

Yabancı mahkeme ilamının verildiği devlet Türk mahkeme kararlarını fiilen tenfiz ediyor ise fiili karşılıklılık söz konusudur. Fakat fiili karşılıklılığın gerçekleşmesi için aynı tür ve hukuki nitelikteki bir Türk mahkemesi kararının yabancı ilamın verildiği devlette tenfiz ediliyor olması gereksinimi vardır. Buna bir örnek vermek gerekir ise ; tenfizi istenen boşanma kararını veren ülke Türk mahkemelerinden verilen boşanma kararlarını tenfiz etmiyor sadece malvarlığına ilişkin kararları tenfiz ediyor ise bu durumda iki ülke arasında fiili karşılıklılık bulunmaz. Bu sebepten yabancı boşanma ilamının tenfizi istemi reddedilir.

Milletlerarası anlaşmaya dayalı karşılıklılık ya da kanundan doğan karşılıklılık mevcut ise , fakat yabancı ilamı veren devlet kendi mevzuatında yer alan hükümlere aykırı olarak Türk mahkeme kararlarını fiilen tenfiz etmiyor ise bu durumda karşılıklılık gerçekleşmez. Bununla beraber, ilk iki karşılıklılık durumu mevcut fakat yabancı ilamı veren ülkede Türk mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin bir talep olmamasından kaynaklı olarak henüz fiili bir uygulamaya rastlanmamış olması , fiili karşılıklılığın bulunmadığı anlamına gelmez. Bu durumda ilk uygulamanın Türkiye’de başlamasına bir engel bulunmamaktadır.

3- Karşılıklılığın Bulunma Anı

Karşılıklılık, kesin hüküm gerçekleşmesi sırasında değil , tenfiz talebinin yapıldığı anda mevcut olması gerekmektedir. Çünkü tenfiz koşulları tenfiz istemi yapıldığı sırada mevcut olmalıdır. Karşılıklılığın bulunma anı olarak , yabancı mahkeme ilamının kesinleşme tarihi esas alınabilir.

Benzer İçerikler:

Lütfen Yorum Yazın.

Bir Cevap Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır




Top