İsim Değiştirme Ekletme Düzeltme Davalarında Haklı Neden


İsim Değiştirme Ekletme Düzeltme Davalarında Haklı Neden

Ad (ve soyad ) üzerindeki tasarruflar kişiye medeni haklar bakımından sıkı sıkıya bağlı haklardan sayılmaktadır. Kişinin toplum içerisinde diğer kişilerden ayrılmasını , tanınmasını sağlayan ad-soyadı kişi ile doğumundan ölümüne kadar birdir ve ölümünden sonra da mirasçılarına bu ad-soyad bazı haklar sağlamaktadır. Kişinin ad ve/veya soyadının değiştirilmesini talep etme hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı ve diğer kişilik haklarına benzer şekilde mutlak haklardandır.

4721 sayılı Türk Medeni Yasasının birinci bölümü Kişilik başlığı altında yer alan “Ad Üzerindeki Hak” bölümünde adın korunması ve adın değiştirilmesi düzenlenmiştir. Bu bölümde “ad” kavramının genel düzenlemesi yapılmıştır , ayrıca 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36/b. Maddesi hükmünde de ad ve soyadın düzenlenmesi geçmektedir. Burada belirtilen “ad” ; lakap ,müstear ad, unvan, ticaret unvanı gibi sıfatlar ile karıştırılmamalıdır. Yasalarımız kapsamında düzenlenmiş olan ad(soyad) değiştirme , kişilerin taşımakta oldukları ad ve soyadına ilişkindir . Lakap veya müstear adların mahkeme yolu ile değiştirilmesini istemeye gerek yoktur çünkü bunlar nüfus sicillerine tescil zorunluluğu bulunan adlar değillerdir.

Haklı bir nedene dayalı olarak adın değiştirilmesi/düzeltilmesi Türk Medeni Kanunu 27.maddesine dayalı olarak talep edilebilir. Haklı nedenin varlığı hakim tarafından dava görülürken değerlendirilecektir. Uygulamada haklı nedenler arasında aşağıdaki örnekler verilebilir :

  1. kişinin , değiştirilmesini talep ettiği ad ile çevresinde tanınıyor olması
  2. aynı adı taşıyan kardeş
  3. adının alay konusu olması veya toplumda gülünç bulunması
  4. adının cinsiyet karışıklığına sebep olması
  5. aynı ad-soyada sahip birçok akrabanın bulunması
  6. resmi makamlarca aranan aynı ad(soyada) sahip kişiler sebebi ile sık sık rahatsız edici durumlara düşmesi
  7. gayrimeşru yaşadığı eşin soyadı ile benzerlik istemesi

Yargı kararlarında adın değiştirilmesinde geçerli olan haklı nedenler soyadı değişikliğine nazaran daha özgür ve geniş kapsamlı olarak yorumlanmıştır. Ad ve soyadının değiştirilmesinde haklı nedenin varlığı tek başına yeterli bir unsur değildir , aynı zamanda bu durumun usulünce ispatlanması da gerekmektedir. Ancak Özel Daire tarafından “haklı neden” olarak kabul edilmeyen durumlar da bulunmaktadır . Bu duruma örnek verecek olursak ; Hacı Hüseyin’in Hacüsen , Lokman’ın Serkeş olarak değiştirilme istemleri sayılabilir .

Adın tamamen değiştirilmesi ile mevcut ada ilave yapılması birbirinden farklı değildir ve her iki dava talepte ad değiştirilme davası olarak adlandırılmaktadır. Nüfus kütüğüne yazımı takiben aile nüfus kayıtlarına aktarım sırasında yapılan hatanın düzeltilmesi sorumluluğu nüfus müdürlüğündedir.

Adın Korunması

Adının kullanılması çekişmeli olan bir kişinin bu hakkının tespiti için dava açma hakkı vardır. Adı haksız olarak kullanılmakta olan bir kişi bunu sonlandırmak amacı ile dava açarak haksız kullananın kusurlu olması durumunda maddi ve eğer geçerli ise manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Ad üzerindeki ad kişilik hakkıdır. Bir kişinin adı üzerindeki hakkı kendisine sıkı bir biçimde bağlı olduğundan dolayı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir haktır. Kişi adı üzerindeki hakkından vazgeçemez, bu hakkı başkasına devredemez, yine aynı şekilde miras yolu ile başkasının adını devralamaz , ancak ve ancak haklı bir nedenin varlığının bulunması durumunda adını değiştirebilir.

Türk Medeni Yasası, gerçek ve tüzel kişileri ayırt etmeden adı, kişiliği korumaya ilişkin özel hükümler vasıtası ile koruma yoluna gitmiştir. Yani hukuka aykırı bir şekilde kişilik hakkına saldırılmış olanın gerçek kişi veya tüzel kişi olmasının bir önemi bulunmamaktadır. TMK’nun 23,24,255,26 ve 27.maddeleri buna dair hükümler içermektedir. Bunlara dayalı olarak kişiliği saldırıya uğrayan kişiler dava açabilirler ve bu davalar saldırı başlamadan önce “korunma davası” , saldırı sırasında “durdurma davası” ve saldırı sona erdikten sonra açılmış ise “tespit davası” şeklinde olabilir. Buna ilave olarak eğer gerekli şartları taşıyor ise , maddi tazminat davası da açılabilir. Adın gasp edilmesinden doğan manevi tazminat isteklerinde ise , genel hüküm maddesi yerine , TMK’nun 25. Maddesi ( özel hüküm niteliğinde ) düşünülmelidir.

Burada gerçek kişilerin ad-soyad değişikliklerinden söz edilmektedir fakat tüzel kişilerin de bir adı bulunmaktadır ve bu adlar ve unvanlar da TMK 48. vd.maddeleri ve özel yasalarla korumaya alınmışlardır.

Adın Kazanılması

Türk Medeni ve Soyadı Yasalarına dayalı olarak resmi evlilik birliği içinde doğmuş olan her bir çocuğun adını anne-babası beraber belirler , soyadı ise çocuğun babasının soyadı olur. Bu hak anne-babadan birinin vefat etmesi durumunda diğerine , boşanma durumunda velayet yetkisi olana geçer. Anne-babanın her ikisinin de olmaması durumunda ise yetkili temsilci ( vasi ) bu hakka sahiptir.

Evlilik dışı doğumlarda bu hakkın kimde olduğuna dair bir yasal düzenleme mevzuatımızda yer almamaktadır. Fakat ad koyma velayet yetkisi içinde görüldüğünden ve Türk Medeni Yasasına göre eğer anne-baba evli değil ise velayetin anneye ait olduğu yönünde hükümler bulunduğundan dolayı bu hakkın anneye ait olduğu varsayılmaktadır.

Evlat edinme durumlarında , eğer evlat edinilen kişi ergin değil ise , evlat edinen yeni bir ad verebilir.

Ad konulması konusunda geniş bir serbestlik vardır .Mevzuatta belirtilen açık yasaklamalar dışında ( Atatürk adının verilememsi gibi ) ad konulması ile ilgili belirgin bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Türk Medeni Yasası’nın 336.vd.maddelerine göre velayet hakkının birlikte kullanılması zorunluluğu vardır fakat buna karşın adın konulması sırasında sorunlar yaşanabilmektedir. Adın konulması sırasında çoğu durumda babanın nüfus dairesine yaptığı tek taraflı beyan ile yetinilmektedir. İdare tarafından , ad koyulması sırasında velayet yetkisinin ebeveynlerin her ikisi tarafından birlikte kullanılıp kullanılmadığı konusunda bir araştırma yapılmamaktadır. Fakat bu yetki diğer işlemlerde ( örn. Yaş değiştirme ) aranmaktadır. Bu sebep ile uygulamada adli ve idari makamlar arasında birlik olmadığı görülmektedir. Çözüm önerisi olarak , nüfus idaresi ad konulması sırasında anne-babanın birlikte müracatını talep edebilir veya bir belge talep edebilir. Aksi durumda babanın tek tarlı koymuş olduğu adların iptalini isteme hakkı gündeme gelebilir.

Haklı Neden Kavramı ( İspat )

Adın korunmasında temel alınan düşünce adın değiştirilemeyeceği ilkesidir. Fakat bu ilkenin belli kurallar altında değiştirilmesi hukukumuzda kabul edilmektedir çünkü toplum içinde yaşanan gelişmelerden dolayı kişi buna ihtiyaç duyabilir. Adın değiştirilmesi için gereken kuralların en başında gelen kural bu isteğin mutlaka “haklı bir nedene” dayanması ve bu haklı nedenin de mahkemede ispat edilmesi gerekliliğidir.

Yasada haklı nedenler tek tek belirtilmemiştir , bunların neler olduğu uygulamada içtihatlar ile geliştirilmiştir. Uygulamada haklı nedenler olarak görülen belli bazı maddeler vardır fakat bu nedenleri sınırlı tutmayarak , takdirin somut olayın özelliğine göre hakim tarafından verildiğini unutmamak gerekir.

Hangi hallerin haklı sebep oluşturduğu her bir dava için ayrı olarak mahkemece belirlenmektedir. Bu belirleme için istemde bulunan kişinin sunmuş olduğu özel nedenlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu özel nedenler istemde bulunan kişinin sosyal durumu , aile ilişkileri göz önünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilir. Ad ve soyad kişiliğin ayrılmaz unsurlarından birisidir ve kişi bununla tanımlanmaktadır. Adını benimseyemeyip , kendisi ile özdeşleştiremeyen kişinin adının değiştirilmesini talep etmesi en doğal hakkıdır. Bu tür durumlarda talepte bulunan kişinin tercihleri özellikle dikkate alınmalıdır. “Haklı neden” bunlar dikkate alınarak değerlendirildiğinde hakim takdir yetkisini ileri sürülen neden ve yeni alınmak istenen adın toplum değerlerine ve yasalara ters düşmediğine , zarar verici ve incitici niteliği olmadığını saptayıp , adın değişmezliği ilkesi ve üstn hakkın hangisinde olduğunu tespit etmekle sınırlı tutmalıdır.

Haklı neden kavramında ilk akla gelen kişinin toplumda nasıl tanındığıdır. Yargıtay uygulamaları uyarınca kişinin toplum içerisinde tanındığı ve kullandığı adı ( ve soyadı ) kullanmak ve bunun kayıtlara geçmesini istemesi haklı neden olarak kabul edilir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu adın herhangi bir anlamının bulunması zorunluluğu bulundurmamaktadır. Kişinin benimsemiş olduğu yeni ad, haklı neden içermesi durumunda nüfusa kayıtlı bulunan adı ile değiştirilebilir.

Ad değiştirilmesi sırasında haklı neden tanık beyanları gibi kanıtlar ile ispatlanabilir. Davacı tarafın istemi ve haklı nedenin varlığının ispatı şarttır. İspat açısından kişinin hangi ad ile tanındığına dair yapılacak gizli bir zabıta araştırması kanıt oluşturmasına karşın , tek başına yeterli kabul edilmemektedir.

Türk Dil Kurumu kriterleri ad değiştirilmesi davalarında mahkemeleri bağlayıcı unsurlar değillerdir.

Sabıka kaydı olması ve/veya çok sayıda olması tek başına ad değiştirme isteminin red sebebi olmamalıdır. Ad değiştirilmesi talep edilen kişinin adli sicil kayıtları incelenmeli ve herhangi bir sebepten aranıp aranmadığı zabıta veya savcılıklardan sorulmalıdır.

a- Türkçe’ye Uygunluk

Değiştirilmek istenen yeni adın yazım kurallarına , örf ve adetlere uygun olması , kelimenin kökünün Türkçe olması veya Türkçe anlamının bulunması zorunluluğu bulunmamaktadır. Adın yabancı kökenli bir dilden olmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır fakat adın Türk harflerini taşıması koşulu vardır.

Türkçe yazım ve kullanma sırasında ayrı ayrı okunan adların birleşik yazılmaları sebebi ile ayrılmalarının talep edilmeleri veya tam tersi talepler de haklı neden sayılmaktadır.

b- Din Değiştirmenin Haklı Neden Sayılması

Eğer bir kişi dinini değiştirmiş ise bu durum adının değiştirilmesini talep etmesi için haklı bir neden olarak kabul edilmektedir. Çünkü bir kişi dinini değiştirmiş ise , o dine ait bir ad ile anılmak isteme hakkı da kişinin en doğal haklarından birisidir. Bu durum nüfus kayıtları din hanesinde yapılan değişiklik veya bu hanenin boş bırakılmış olması yolu ile kanıtlanabilmektedir. Kişi din değiştirmeden de başka bir dinden ad alabilir fakat bu değişiklik için istemde bulunduğunda buna dair haklı nedenini mahkemede ispatlaması gerekmektedir.

c- Cinsiyet Değiştirmenin Haklı Neden Sayılması

Cinsiyet değiştirilmesi gerçekleşmiş ise bunun takibinde adın değiştirilmesinin talep edilmesinde haklı neden mevcuttur. Bu değişikliğin gerçekleşmesi için öncelikle cinsiyet değişikliğinin usulüne uygun olarak yapılması ve kesinleştirilmesi gerekmektedir.

Kişiler cinsiyet değiştirmeden de karşı cinsin kullandığı bir ad ile adının değiştirilmesini talep edebilir fakat bu durumda haklı nedenini hakim önünde ispatlayabilmesi gerekmektedir. Her iki cinsiyetin ortak olarak kullanmakta olduğu adlar için herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Tersi bir durum olarak kişinin adının karşı cins tarafından kullanılan bir ad olması ve bu durumdan kişinin rahatsızlık duyması sonucu ad değişikliği talebinde bulunması da haklı neden olarak kabul edilmektedir. Cinsiyet değiştirme davaları TMK ile düzenlenen ve genel hükümlere tabi olan ayrı dava konularıdır. Bunun nüfus kayıtlarında yanlış yazılmış cinsiyetin düzeltilmesi davaları ile karıştırılmaması gerekmektedir.

d- Ailede Birden Fazla Kişinin Aynı Adı Taşıması

Ailede aynı isimden birden fazla bulunması durumu da ad değiştirilmesi için haklı neden olarak kabul edilmektedir. Çünkü böyle bir durumda bir çevrede aynı ada sahip birçok kişinin bulunması adın ayırt edici fonksiyonunu yitirmesine sebep olabilir. Fakat burada aile kavramı çekirdek aile olarak düşünülmelidir. Buna karşılık olarak çekirdek aile dışındaki aile içerisinde – örnek olarak kuzenler içerisinde – aynı adın çok sayıda bulunması tek başına haklı neden olarak kabul edilemez. Bu durumda haklı nedenin hakim huzurunda ispatlanması ile sonuca varılabilir.

Ailede bulunan birinin suç işlemesi , kötü bir olaya karışmış olması sebebi ile duyulan utanç ve buna benzer sebepler sebebi ile adın değiştirilmesinin talep edilmesi tek başına haklı neden olarak kabul edilmemektedir.

e- Adın Söylenmesinin Zorluğu veya Gülünçlüğü

Eğer kişinin adı gülünç ise , hakaret anlamı taşıyor veya ahlaka ve adaba aykırı ise burada haklı neden var olarak kabul edilir. Bazı adlar zaman içerisinde anlam değiştirir veya anlam kaybına uğrayabilir. Bu durumlar da haklı neden olarak kabul edilebilir ( ör. Satılmış , Memeli ) Kullanılan adın telaffuzu zor ise veya ad toplumda bilinen halinden farklı bir anlama bürünmüş ise bu durum da haklı neden olarak kabul edilir ( ör. Torpak’ın Toprak olarak değiştirilmesi )

f- Diğer Haklı Nedenler

Haklı nedenlerin neler olduğu tek tek yasada yer almamaktadır. Fakat yukarıda belirtilen belli başlı haklı nedenlerin dışında her olay kendi özelliğine dayanan sebepler ile haklı neden olarak kabul edilebilir. Hakim bu durumda her olayı ayrı ayrı değerlendirir ve bunu yaparken kişinin sosyal statüsünü , eğitim durumunu ve benzeri sebepleri göz önünde bulundurarak bir karar varır. Haklı nedenler ailevi , ticari veya kişisel birçok sebepten kaynaklanabilir.

Kişinin yapmış olduğu iş sebebi ile adından dolayı ağır bir kayba uğrayacağı yolunda bir tespit veya sosyal hayatta ilerlemesini engelleyen kötü ün durumlarında da haklı neden varlığı kabul edilmektedir ( ör. Hakemin “satılmış” soyadını taşıması ) .

g- Haklı Neden Olarak Sayılamayacak Haller

Tek başına haklı neden olarak kabul edilemeyen nedenlere ait bazı örnekler aşağıda belirtildiği gibidir:

  1. Sabıka kaydının çok olması
  2. Ailede suç işlemiş kişilerin bulunması
  3. Mahkumiyet almış kişiler ile aynı ada sahip olunması
  4. Çok fazla sayıda aynı adın bulunması
  5. Şöhretli insanlar ile aynı ada sahip olmak istenmesi
  6. Kan davası sebebi ile kişilerin kendilerini gizlemek istemesi

Fakat ad için geçerli olmayıp soyad için geçerli olan bir durum vardır : aynı soyadı taşıyan kişiler toplumda çok ağır bir şuç işlemiş ve çok kötü bir şöhrete sahip olmuş ise , kişi oluşabilecek olumsuz etkilerden korunmak amacı ile soyadı değişikliği talep etmiş ise bunun haklı neden olabileceği doktrinde savunulmuştur.

Av.Kemal ŞENER

İsim Değiştirme Ekletme Düzeltme Davalarında Haklı Neden ile Benzer Yazılar:

21 Ağustos 2013 Saat : 10:32

“İsim Değiştirme Ekletme Düzeltme Davalarında Haklı Neden” için 10 Yorum

  1. georgiana nicoleta munteanu diyor ki:

    Merhabalar ben aslen Romanya lıyım fakat 15yıldır Türkiye deyim annem ikinci evliliği Türk biriyle yapınca ilk tc istemedi almadı,aradan bi kaç yıl geçti sonrasında tc aldı.Bende okuduğuma dair ve yıllardır oturduğumuza dair 2005′te tc verildi bana,2005′ten beri TC.’m var fakat ismimi değiştirmedim sorulmadı da ve artık türk ismi almak istiyorum.Din bölümünde de Müslüman yazdırmak istiyorum çoktandır Müslümanım ama hala kimliğimde Hristiyan yazıyor ne yapmam gerek hangi evraklar lazım ve masrafım ne olur ve nereye başvurmam lazım yardımcı olur musunuz?

    • kemalsener diyor ki:

      Merhabalar,
      Talebiniz sadece Din değiştirmek ile ilgili ise, bu konuda nüfus müdürlüğüne yapacağınız bir başvuru neticesinde din haneniz değişecektir. Bu konuda şahsen başvuru yapabileceğiniz gibi Avukatınız marifetiyle de başvuru yapabilirsiniz.
      İsim değiştirme ile ilgili olarak mahkemede dava açmaktan başka bir çözüm yolu yoktur. Hem isim hem de din değiştirmek istiyorsanız, bir Avukat’a vekaletname vermenizi tavsiye ederiz.
      Saygılarımızla

  2. N.H. diyor ki:

    Merhabalar ,
    Benim adımın söylenişi ve akılda tutması çok zor ve bununla ilgili her yerde büyük sıkıntılar yaşıyorum. Yazılarınızda açıklamalar var ama kısaca bana adımı değiştirmek için nereye başvurmam ve ne yapmam gerektiğini özetleyebilir misiniz ?
    Teşekkür ederim

  3. MS diyor ki:

    Merhaba Kemal bey,
    Ben kızımın isminin önüne bir isim daha ekletmek istiyorum. Kızım 8 yaşında ve kendiside mevzu bahis ismi çok istiyor. Ekletmek istediğimiz isim yabancı kökenli bir isim.
    İsim değiştirmek veya ekletmek aynı süreçlerde değerlendiriliyor demişsiniz, bu durumda ekletmek istediğimiz isim için nasıl bir gerekçe yazmak gerekiyor? Zira tek gerekçesi bahsi geçen ismi çok sevmesi…. beni bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim.
    Teşekkürler.

  4. mehmett diyor ki:

    Küçükken ailem ismimi değiştirmiş ben tekrar değiştirmek istiyorum ne yapabilirim böyle bir hakkım varmı? Tesekkürler

  5. Sema K. diyor ki:

    Merhaba Kemal Bey;
    Oğlumuza bir isim daha ekletmek istiyoruz.Oğlumuzun ismi Kayra,bu ismi beğenerek koyduk fakat çevremizce çok abes karşılandı.Telafuz edemiyorlar,Karya falan diyorlar ya da “başka isim mi bulamadınız,bu nasıl isim,anlamı ne?” gibi tepkilerle karşılaşıyor ve herkese açıklama yapma gereği duyuyoruz.Ayrıca unisex bi isim olduğundan ilerde kendisi de istemeyebilir diye düşünüyoruz.Biz de bütün bunlara istinaden Ömer Kayra diye hitap etmeye başladık uzun süredir.Oğlum şuan 5 yaşında ve ismini böyle biliyor.Kayra deyince bakmıyor bile…Henüz sağlık ocağı dışında resmi dairelerde işi olmadğından bu yıl da anaokuluna başlayacağından bir an önce isim ekletme başvurusu yapmak istiyoruz.Nasıl bir yol izleyebiliriz,bu sebepler isim ekletmek için haklı sebepler midir?Yardımcı olursanız memnun oluruz,yazdığım mail adresine dönüş yaparsanız çok seviniriz…Saygılar…

  6. mehmet alkan diyor ki:

    Merhabalar Kemal Bey;
    Kızıma Ceren Dürdane ismini koydu günlük yaşantıda ikinci ismin daha sık kullanıldığını görünce ikinci ismiyle ilk ismini yer değiştirmek istiyoruz bu konuda nasıl bir yol izlemeliyiz yardımcı olursanız sevinirim
    saygılarımla

  7. ramazan a diyor ki:

    iki gun once ogluma iki isim verdim ama herkes oglumun ikinci ismini kullaniyot ileride dogabilecek sorunlardan dolayi cocugumun 1.ismini sildirebilirmiyim kimligi cikarali iki gun oldu

  8. Yusuf Yalçın diyor ki:

    Merhaba,
    Ben yaklaşık 15 yıldır Ateist bir görüşe sahibim. Lise hayatımdan bu yana arkadaşlarım, çalışmaya başladığımdan bu yana da iş arkadaşlarım bana Yusuf yerine Joseph olarak hitap ederler. Hatta biri Yusuf diye seslendiğinde tepki bile vermediğim söylenir oldu. Fakat bilindiği gibi bu isim farklı kutsal kitaplarda yer alan din kökenli bir isimdir. Nüfus kaydımda önce din hanesini boş bıraktırmak istiyorum. Sormak istediğim şey değiştirmek istediğim ve benimsediğim isim bir çok farklı dini kaynağa dayandığı için bir çelişki yaratır mı acaba. Mahkeme böyle bir durumda nasıl bir karara bağlanır.

    Teşekkürler.

  9. cuma diyor ki:

    Merhabalar benim adim cuma çok dalga geçildiği için bir isim ekletmek istiyorum bu isim is ve sosyal hayayimi cok etkiliyor biraz geri planda kalmama neden oluyor yeni tanistigim insanlara kendimi tanitirken cok rahat olamiyorum tahmin ediyosunuzdur davayi acicam ama hakli neden olarak ne gostersem tereddutteyim dalga geçildiği için degistiriyorum mu demeliyim acaba bu isim için geçerli olurmu hakim kabul edermi yoksa başka isimle taniniyorum mu demeliyim çünkü uzun bi süreç araştırmalarıma gore bir miktar parada harcatiyor insana bilgilendiirirseniz cok sevirim şimdiden tesekkur ederim

İsim Değiştirme Ekletme Düzeltme Davalarında Haklı Neden Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

.:: Mail İletişim Formu : Bize Yazınız ::.
Adınız:
Telefon:
E-mail: